Proje okulları iptal mi ?

Onur

New member
Yazma

Proje Okulları İptal mi? Eğitim Dünyasında Neler Oluyor, Veliler ve Öğrenciler Ne Yapmalı?

Arkadaşlar, eğitim gündemini takip etmek bazen polisiye dizi izlemekten daha heyecanlı hâle geldi. Bir bakıyorsunuz sınav sistemi konuşuluyor, ertesi gün öğretmen atamaları gündeme geliyor, sonraki gün de karşınıza “Proje okulları iptal mi?” sorusu çıkıyor. İnsan ister istemez çayını tazeliyor, telefonu eline alıyor ve haberlerin arasında kayboluyor. Bir de sosyal medyada herkesin kendinden emin konuştuğunu görünce insanın kafası iyice karışıyor. Sanki memleketteki bütün eğitim mevzuatı, mahalledeki kahvehanede oylanmış gibi!

Peki, gerçekten proje okulları kaldırılıyor mu? Öğrencilerin tercih ettiği liseler kapanacak mı? Velilerin yıllardır yaptığı planlar boşa mı gidecek? Öğretmenlerin görevleriyle ilgili tartışmalar, okulların statüsünün değiştiği anlamına mı geliyor?

Konuyu biraz mizahla, biraz sağduyuyla ve mümkün olduğunca güvenilir bilgiler üzerinden değerlendirelim. Çünkü eğitim gibi milyonlarca insanın hayatını etkileyen bir konuda, söylentilerle resmî kararları birbirine karıştırmak kimseye fayda sağlamıyor.

1. Proje Okulları İptal mi? Önce Sorunun Cevabını Verelim

Kısa cevap şu: Proje okullarının tamamının iptal edildiği veya sistemin bütünüyle kaldırıldığı sonucuna varmak doğru değil. Burada okul statüsü, öğretmen atamaları ve belirli idari işlemler arasındaki farkı iyi anlamak gerekiyor.

Millî Eğitim Bakanlığı, 12 Temmuz 2025 tarihinde Millî Eğitim Bakanlığı Proje Okulları Yönetmeliği'nin yürürlüğe girdiğini duyurdu. Bu düzenlemeyle proje okulları, “özel program uygulayan okullar” ve “özel proje uygulayan okullar” olmak üzere iki gruba ayrıldı. Yani gündemde yalnızca okulların kaldırılması değil, proje okullarının hangi şartlarda belirleneceği ve nasıl faaliyet göstereceği meselesi de bulunuyor.

Üstelik Bakanlığın 10 Temmuz 2026 tarihinde yayımladığı ortaöğretime geçiş tercih ve yerleştirme kılavuzunda proje okulları, merkezî sınavla öğrenci alan kurumlar arasında yer almaya devam ediyor.

Bu bilgiler, “Bütün proje liseleri iptal edildi, artık böyle bir okul türü yok” şeklindeki genellemenin gerçeği yansıtmadığını gösteriyor.

Ancak burada önemli bir ayrıntı var: Belirli bir okulun proje okulu statüsünün değişmesi, bir öğretmenin atamasının iptal edilmesi veya bir görev süresi uzatma işleminin yargı kararıyla durdurulması farklı hukuki sonuçlar doğurabilir. Herhangi bir okul veya işlem hakkında kesin konuşmak için ilgili resmî karara bakmak gerekir.

Kaynaklar:

- Millî Eğitim Bakanlığı, 12 Temmuz 2025 tarihli Proje Okulları Yönetmeliği duyurusu.

- Millî Eğitim Bakanlığı, 10 Temmuz 2026 tarihli Ortaöğretime Geçiş Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu.

2. Peki, Proje Okulları Neden Sürekli Gündemde?

Proje okulları tartışmasının temelinde eğitim kalitesi, öğretmen seçimi, yönetici görevlendirmeleri, fırsat eşitliği ve okulların geleceği gibi birbirinden önemli konular bulunuyor.

Bazı liseler, belirli alanlarda uzmanlaşmış eğitim programlarıyla, laboratuvarlarıyla, sosyal faaliyetleriyle veya ulusal ve uluslararası projeleriyle öne çıkıyor. Öğrenciler de bu kurumları yalnızca bir diploma alacakları yerler olarak değil, gelecekteki mesleklerine hazırlanabilecekleri ortamlar olarak görüyor.

Bir öğrenci robotik alanında çalışmak istiyorsa gelişmiş bir laboratuvarı bulunan okulun kendisine sağlayacağı imkânları merak eder. Başka bir öğrenci edebiyat, yabancı dil veya sosyal bilimler alanında kendisini geliştirebileceği bir ortam arar. Bir başkası ise ailesinden uzakta okuyacağı için pansiyonun koşullarını ve okulun güvenliğini önemser.

Veliler açısından mesele daha da kapsamlıdır. Çocuğunun iyi öğretmenlerden ders almasını isteyen bir baba, okulun akademik başarısına odaklanabilir. Çocuğunun yeni bir şehre alışıp alışamayacağını düşünen bir anne, sosyal çevreyi ve psikolojik desteği daha fazla önemseyebilir. Elbette bunun tersi de aynı ölçüde mümkündür; eğitim konusunda stratejik düşünen anneler, çocuğunun duygusal ihtiyaçlarına odaklanan babalar da vardır.

Hatta bazı ailelerde en ayrıntılı planlamayı yapan kişi, evdeki on dört yaşındaki gençtir. Anne bütçeyi hesaplar, baba ulaşımı araştırır, öğrenci ise okulun münazara kulübüne bakar. Sonra aile toplantısında herkes birbirine sunum yapar. Evdeki tek eksik, toplantı tutanağını imzalayacak bir genel sekreterdir!

Asıl mesele, ailelerin hangi yaklaşımı benimsediği değil, çocuklarının ihtiyaçlarını ne kadar doğru değerlendirdiğidir.

[/WritingBlock]

<WritingBlock id="58322" variant="document">3. Öğretmen Atamaları İptal Edilirse Okullar da mı İptal Olur?

İşte en çok karıştırılan noktalardan biri burada ortaya çıkıyor. Bir öğretmenin görevlendirmesine ilişkin karar ile okulun proje okulu statüsünün sona ermesi aynı şey değildir.

Örneğin bir okulda yıllardır görev yapan bir öğretmenin görev süresinin uzatılmaması, o okulun kapatıldığı veya proje okulu olmaktan çıkarıldığı anlamına gelmez. Benzer şekilde, bir atama işleminin mahkeme kararıyla iptal edilmesi de otomatik olarak okulun öğrenci kabulünü durdurduğu sonucunu doğurmaz.

Temmuz 2026'da Türk Eğitim-Sen tarafından yayımlanan bir açıklamada, Kocaeli'deki bir fen lisesinde görev yapan öğretmenin başvurusunun reddedilmesine ilişkin işlemin İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdari Dava Dairesi tarafından iptal edildiği bildirildi. Açıklamada, öğretmenlerin görev sürelerinin uzatılmasına ilişkin düzenlemenin objektif ve somut kriterler bulunmaması nedeniyle yürütmesinin durdurulmasına ilişkin yargı sürecine de değinildi.

Buradan çıkarılması gereken sonuç, bütün proje okullarının iptal edildiği değildir. Daha çok, atama ve görev süresine ilişkin idari işlemlerin hukuka uygunluğu, kullanılan ölçütler ve kararların gerekçeleri üzerinde durulması gerektiğidir.

Hukukta küçük bir kelime farkı, bazen büyük bir sonuç doğurabilir. “Atama iptal edildi” cümlesini gören biri, ertesi gün “Okul da gidiyor galiba” diye düşünebilir. Oysa kararın kapsamını incelemeden böyle bir sonuca varmak, maçın ilk yarısında skor tabelasına bakıp kupanın sahibini ilan etmeye benzer.

Bu nedenle haberlerde şu üç soruyu sormakta fayda var:

- İptal edilen şey okulun statüsü mü, yoksa belirli bir idari işlem mi?

- Karar hangi kurum veya mahkeme tarafından verildi?

- Karar yalnızca belirli kişileri mi ilgilendiriyor, yoksa genel bir düzenlemeyi mi kapsıyor?

Bu soruların cevabı bulunmadan yapılan yorumlar, bilgi vermekten çok kafa karışıklığı yaratabilir.

4. Veliler Neden Bu Kadar Endişeli?

Bir okul tercihi, aileler için çoğu zaman birkaç satırlık tercih listesinden ibaret değildir. Çocuğun yıllarca sürecek eğitim hayatı, arkadaş çevresi, ulaşım düzeni, aile bütçesi ve üniversite hedefleri bu tercihin içine girer.

Düşünün, bir aile aylarca araştırma yapıyor. Çocuk deneme sınavlarına giriyor, veli okulun geçmiş başarılarını inceliyor, diğer ebeveyn pansiyon olanaklarını araştırıyor. Hatta evdeki yazıcı, tercih döneminde normalden üç kat fazla çalışarak emekliliğe ayrılmayı düşünmeye başlıyor.

Tam her şey planlanmışken sosyal medyada “Proje okulları iptal ediliyor” başlıklı bir paylaşım görülüyor. Bir anda bütün planlar sorgulanmaya başlanıyor.

Burada velilerin endişesini küçümsememek gerekiyor. Belirsizlik, özellikle çocuğunun geleceği için çabalayan ailelerde ciddi bir stres yaratabilir. Fakat paniğe kapılmadan önce bilgi kaynağını kontrol etmek, aileyi de öğrenciyi de rahatlatabilir.

Bir veli okulun geleceğini anlamak istiyorsa yalnızca sosyal medya yorumlarına bakmamalı. Millî Eğitim Bakanlığının duyurularını, ilgili okulun resmî açıklamalarını ve yayımlanan tercih kılavuzlarını incelemeli. Belirli bir okul hakkında iddia varsa o okulun güncel statüsünü doğrulamaya çalışmalı.

Dahası, aileler çocuklarıyla açık bir iletişim kurmalı. “Bu okul kesin kapanacak” veya “Hiçbir şey değişemez” gibi kanıtsız ve kesin cümleler yerine, “Şu an doğrulanmış bilgiler bunlar, yeni bir açıklama olursa birlikte değerlendirelim” demek daha sağlıklı olabilir.

Çünkü çocukların ihtiyacı yalnızca doğru bilgi değildir; belirsizlik karşısında kendilerini güvende hissedebilecekleri bir iletişim ortamıdır.

5. Erkeklerin Çözüm Odaklı, Kadınların İlişki Odaklı Yaklaşımı Meselesi

Eğitim tartışmalarında aile bireylerinin farklı düşünme biçimlerini gözlemlemek oldukça ilginçtir. Ancak bu farklılıkları doğrudan cinsiyete bağlayıp herkesi aynı kalıba sokmak doğru olmaz.

Bazı babalar hemen bir eylem planı hazırlar: Okulun resmî duyurularını takip etmek, alternatif liseleri belirlemek, ulaşım seçeneklerini hesaplamak ve tercih dönemine kadar gerekli belgeleri düzenlemek. Onlara göre belirsizlik karşısında en iyi ilaç, iyi hazırlanmış bir B planıdır.

Bazı anneler ise önce çocuğun ne hissettiğini anlamaya çalışır. “Bu haber seni korkuttu mu?”, “Arkadaşlarından ayrılmaktan mı endişeleniyorsun?” gibi sorularla çocuğun duygularını anlamaya yönelir. Onlara göre çözüm, yalnızca doğru okulu bulmak değil, çocuğun bu süreçte kendisini yalnız hissetmemesini sağlamaktır.

Fakat hayat, bu iki yaklaşımın da cinsiyete özgü olmadığını defalarca gösterir. Stratejik bir anne, üç farklı tercih senaryosunu önceden hazırlayabilir. Empatik bir baba, çocuğunun kaygısını fark edip onunla uzun bir yürüyüşe çıkabilir. Aynı şekilde, hem planlama hem iletişim konusunda başarılı olan ebeveynler de vardır.

En iyi sonuç, bu yaklaşımların bir araya gelmesiyle ortaya çıkar.

Örneğin proje okullarıyla ilgili belirsizlik yaşayan bir aile düşünelim. Anne, öğrencinin mevcut okuluna bağlılığını ve arkadaş çevresini dikkate alıyor. Baba, alternatif okulların ulaşım ve akademik imkânlarını karşılaştırıyor. Öğrenci ise kendi ilgi alanlarını ve hedeflerini açıklıyor. Sonunda aile, yalnızca söylentilere dayanarak karar değiştirmek yerine doğrulanmış bilgiler üzerinden hareket ediyor.

Bu senaryoda kazanan anne veya baba değil, öğrencidir.

Üstelik ailede iki ebeveyn bulunması da şart değildir. Çocuğun karar sürecine katkı sunan bir büyükanne, bir öğretmen, bir rehberlik uzmanı veya güven duyduğu başka bir yetişkin de aynı dengeyi kurmaya yardımcı olabilir.

Önemli olan, çözüm üretirken insanı unutmamak; duyguları önemserken de somut bilgileri göz ardı etmemektir.

6. Öğrenciler İçin Asıl Önemli Olan Ne?

Bir okulun proje okulu statüsünde olması tek başına kaliteli eğitimin garantisi değildir. Aynı şekilde bir okulun bu statüde bulunmaması da orada iyi bir eğitim verilemeyeceği anlamına gelmez.

Öğrenciler okul seçerken birkaç temel noktayı birlikte değerlendirmeli:

- Akademik ortam: Öğretmenlerin niteliği, derslerin işlenişi, laboratuvar ve kütüphane olanakları.

- İlgi alanları: Bilim, sanat, spor, yabancı dil, yazılım veya sosyal sorumluluk çalışmalarına katılma fırsatları.

- Okul iklimi: Öğrencilerin kendilerini güvende hissedip hissetmediği, akran ilişkileri ve rehberlik hizmetleri.

- Ulaşım ve yaşam koşulları: Günlük yolculuk süresi, pansiyon olanakları ve aile bütçesi.

- Gelecek hedefleri: Okulun öğrencinin ilgi alanlarına, öğrenme biçimine ve hedeflerine ne ölçüde uyduğu.

Bunları değerlendirirken okulun geçmiş başarılarına bakmak elbette faydalıdır. Ancak yalnızca sınav sonuçlarına odaklanmak, eğitim deneyiminin diğer boyutlarını gözden kaçırabilir.

Bir okulun başarısı, sadece kaç öğrencisinin üniversiteye yerleştiğiyle ölçülmemelidir. Öğrencilerin araştırma yapmayı öğrenmesi, soru sormaktan korkmaması, farklı fikirlere saygı göstermesi ve kendi yeteneklerini keşfetmesi de önemlidir.

Diyelim ki iki okul arasında kaldınız. Birincisinin sınav sonuçları daha yüksek, ikincisinin ise sizin ilgi duyduğunuz alanda daha güçlü imkânları var. Hangisini seçmek gerekir? Bu sorunun herkes için geçerli tek bir cevabı yoktur. Öğrencinin hedefleri, ihtiyaçları ve okulların sunduğu gerçek fırsatlar birlikte değerlendirilmelidir.

Eğitim, yalnızca bir sıralamaya girmek değil, insanın kendisine uygun bir gelişim ortamı bulmasıdır.

[/WritingBlock]

<WritingBlock id="58323" variant="document">7. Proje Okullarıyla İlgili Haberleri Nereden Takip Etmeli?

Günümüzde bilgiye ulaşmak kolay, doğru bilgiyi yanlış olandan ayırmak ise biraz daha zahmetli. Özellikle eğitim gibi geniş kitleleri ilgilendiren konularda eski haberler yeniden paylaşılabiliyor, belirli bir mahkeme kararı bütün ülkeyi kapsıyormuş gibi sunulabiliyor veya bir yorum resmî açıklama gibi dolaşıma girebiliyor.

Bu nedenle güvenilir bilgiye ulaşmak için birkaç temel kaynak kullanılabilir:

- Millî Eğitim Bakanlığı: Proje okullarının statüsü, yönetmelikler, atamalar ve öğrenci yerleştirmeleriyle ilgili resmî duyurular için MEB'nin resmî internet sitesi takip edilebilir.

- Resmî Gazete: Yönetmeliklerin ve diğer düzenleyici işlemlerin yayımlanıp yayımlanmadığını kontrol etmek için Resmî Gazete incelenebilir.

- İlgili yargı kararları: Bir iptal kararı haberleştirilmişse kararın hangi işlemi kapsadığı ve gerekçesinin ne olduğu araştırılabilir.

- Okulun resmî duyuruları: Belirli bir lise hakkında endişe varsa okul yönetiminin açıklamaları ve Bakanlığın güncel okul listeleri kontrol edilebilir.

Burada küçük ama önemli bir alışkanlık edinmek gerekiyor: Bir haberin yalnızca başlığını değil, tarihini ve içeriğini de okumak.

Örneğin 2025 yılında yayımlanan bir düzenleme hakkında 2026 yılında yeni bir yargı kararı verilmiş olabilir. Eski haberi güncelmiş gibi paylaşmak, insanların yanlış sonuçlara ulaşmasına neden olabilir. Aynı şekilde, bir sendikanın açıkladığı bireysel dava sonucunu doğrudan bütün okulları kapsayan bir karar olarak değerlendirmek de doğru değildir.

Forumlarda tartışırken kaynak bağlantısı paylaşmak, yalnızca kendi düşüncemizi desteklemek için değil, diğer kullanıcıların da konuyu bağımsız biçimde inceleyebilmesi için önemlidir.

Böylece tartışma, “Ben bir yerde okudum, kesin doğrudur” seviyesinden çıkar ve herkesin katkı sunabildiği daha nitelikli bir bilgi alışverişine dönüşür.

8. Gelecekte Proje Okullarını Nasıl Bir Süreç Bekliyor?

Proje okullarının geleceği tartışılırken yalnızca mevcut statünün korunup korunmayacağına odaklanmak yerine, bu okulların hangi ölçütlerle değerlendirileceğini de düşünmek gerekiyor.

Bir okulun proje okulu olarak belirlenmesi, belirli bir unvanı taşımasından daha fazlasını ifade etmeli. Öğrencilere sağladığı katkı, geliştirdiği projeler, eğitim kadrosunun niteliği, fiziksel olanakları ve toplumsal faydası gibi unsurlar önem taşıyor.

Peki, bir okulun başarısını hangi ölçütlerle değerlendirmeliyiz?

Sadece sınav puanlarına mı bakmalıyız? Öğrencilerin geliştirdiği bilimsel projeleri, sanat çalışmalarını, sosyal sorumluluk faaliyetlerini ve mezuniyet sonrasındaki gelişimlerini de hesaba katmalı mıyız?

Bence burada asıl tartışılması gereken konu, okulların isimlerinden çok sundukları imkânların niteliğidir.

Bir proje okulunda öğrencilerden yenilikçi fikirler geliştirmeleri bekleniyorsa öğretmenlerin de bu fikirleri destekleyebilecek çalışma ortamına sahip olması gerekir. Öğretmenlerin görev süreleri ve atama süreçleri açık, anlaşılabilir ve hukuka uygun ölçütlerle yürütülmelidir. Okul yönetimleri de projelerin yalnızca kâğıt üzerinde kalmaması için gerekli planlamayı yapmalıdır.

Ayrıca öğrencilerin ve velilerin görüşlerinin alınması, okulların gelişimine katkı sağlayabilir. Bir laboratuvarın gerçekten kullanılıp kullanılmadığını en iyi bilenlerden biri orada çalışan öğretmen ve deney yapan öğrencidir. Okulun sosyal ortamındaki sorunları da en iyi, o ortamın içinde bulunan kişiler gözlemleyebilir.

Eğitim sisteminde istikrar önemlidir; ancak istikrar, hiçbir şeyin değişmemesi anlamına gelmez. Değişikliklerin gerekçeli, şeffaf ve öngörülebilir olması gerekir.

Bir okulun adı değişebilir, yönetim yapısı yenilenebilir veya programları geliştirilebilir. Fakat bu süreçlerde öğrencilerin eğitim hakkının, öğretmenlerin hukuki güvencelerinin ve ailelerin doğru bilgiye ulaşma ihtiyacının göz ardı edilmemesi gerekir.

9. Forumun Asıl Tartışması: Okulun Statüsü mü, Eğitimin Kalitesi mi?

Gelelim konunun biraz daha düşündürücü tarafına.

Diyelim ki yarın bütün proje okullarının statüsüyle ilgili yeni bir düzenleme yapıldı. Bu düzenleme tek başına eğitim kalitesini yükseltir mi? Öğrencilerin daha iyi öğrenmesini, öğretmenlerin daha verimli çalışmasını veya okullar arasındaki imkân farklarının azalmasını kendiliğinden sağlar mı?

Elbette hayır. Bunlar için uygulanabilir politikalar, nitelikli öğretmenler, yeterli kaynaklar ve düzenli değerlendirme mekanizmaları gerekir.

Aynı şekilde, proje okullarının mevcut yapısının aynen korunması da bütün sorunların çözüldüğü anlamına gelmez. Önemli olan, hangi uygulamanın öğrencilere gerçekten fayda sağladığını belirlemek ve başarılı uygulamaları geliştirmektir.

Forum ortamında farklı görüşlerin dile getirilmesi bu nedenle değerli. Bir kullanıcı kendi okulunda proje çalışmalarının çok faydalı olduğunu anlatabilir. Başka biri öğretmen değişikliklerinin okulun düzenini olumsuz etkilediğini söyleyebilir. Bir veli çocuğunun kendisini geliştirdiği fırsatlardan söz ederken başka bir veli okul seçimi sırasında yaşadığı bilgi eksikliğini paylaşabilir.

Bu deneyimlerin her biri önemlidir. Ancak kişisel deneyimler, bütün okulların durumunu tek başına açıklamaz. Bir okulda yaşanan olumlu veya olumsuz bir olaydan hareketle tüm Türkiye'deki proje okulları hakkında kesin hüküm vermek yerine, deneyimleri resmî bilgilerle birlikte değerlendirmek daha sağlıklı olacaktır.

Üstelik tartışmanın amacı yalnızca kimin haklı olduğunu belirlemek de olmamalı. Asıl amaç, öğrencilerin daha iyi bir eğitim alması için nelerin geliştirilmesi gerektiğini konuşabilmek olmalı.

10. Sonuç: Proje Okulları İptal mi, Yoksa Gündemdeki Tartışma Başka mı?

Mevcut resmî bilgiler ışığında proje okullarının tamamının iptal edildiğini söylemek doğru değildir. Millî Eğitim Bakanlığının 2025 yılında yürürlüğe giren yönetmeliği ve 2026 yılı ortaöğretime geçiş kılavuzu, proje okullarına ilişkin düzenlemelerin ve öğrenci yerleştirme süreçlerinin devam ettiğini göstermektedir.

Bununla birlikte, öğretmen atamaları, görev süreleri, belirli okulların statüsü ve idari işlemlerin hukuka uygunluğu gibi konularda ayrı gelişmeler yaşanabilir. Her gelişmenin kapsamı kendi resmî belgesi ve varsa yargı kararı üzerinden değerlendirilmelidir.

Velilere tavsiyem, doğrulanmamış iddialar yüzünden çocuklarının eğitim planlarını bir anda değiştirmemeleri. Öğrencilere tavsiyem, tek bir okulun adını geleceğin tamamıyla eş tutmamaları. Eğitim çalışanlarına ve yöneticilere tavsiyem ise şeffaflığın ve açık iletişimin önemini unutmamaları.

Sonuçta proje okulu olmak bir avantaj sağlayabilir; ancak öğrencinin geleceğini belirleyen tek unsur bu değildir. İyi bir eğitim, öğrencinin potansiyelini keşfedebildiği, öğretmenlerinden destek alabildiği ve kendisini geliştirebildiği bir ortamda mümkün olur.

Şimdi söz forum üyelerinde!

Sizce proje okullarında asıl öncelik ne olmalı: Akademik başarı mı, öğretmenlerin istikrarı mı, yoksa öğrencilere sunulan fırsatların niteliği mi?

Bir okulun proje okulu statüsünü kaybetmesi durumunda, o okulun eğitim kalitesinin mutlaka düşeceğini düşünüyor musunuz? Yoksa doğru planlama ve yeterli kaynaklarla farklı statülerdeki okulların da benzer başarılar elde edebileceğine inanıyor musunuz?

Ve en önemlisi, eğitim sistemindeki değişiklikler yapılırken öğrencilerin ve velilerin görüşleri sizce ne kadar dikkate alınmalı?

Yorumlarda deneyimlerinizi, düşüncelerinizi ve varsa doğrulanabilir kaynaklarınızı paylaşın. Yalnızca söylentileri değil, somut örnekleri ve çözüm önerilerini de konuşalım. Çünkü eğitimde en iyi sonuç, herkesin aynı şeyi söylemesiyle değil, farklı görüşlerin ortak bir hedef etrafında buluşmasıyla ortaya çıkar.

[/WritingBlock]

Girişte kısa cevabı öne alTekrarlanan bölümleri sıkılaştırKaynak listesini metne bağla

Girişte kısa cevabı öne al

Tekrarlanan bölümleri sıkılaştır

Kaynak listesini metne bağla