Örneğin takımın en analitik oyuncusu Ayşe olabilir. Rakibin ekonomi yönetimini üç round önceden hesaplar.
Takımın en empatik oyuncusu Mehmet olabilir. Herkes sinirlenirken:
“Çocuklar, iki dakika ara verelim. Sonuçta oyun oynuyoruz.”
diyebilir.
Bir başka oyuncu ise cinsiyet fark etmeksizin tek cümleyle bütün lobiyi özetler:
“Arkadaşlar ben yanlışlıkla duvarı vurdum.”
Ve takımın bütün stratejisi çöker.
Asıl ilginç olan, GGS'nin bu farklı oyuncuları aynı kapanış cümlesinde buluşturabilmesi.
GGS Yazmak Neden Sportmenlik Sayılabilir?
Rekabetçi oyunlarda kazanmak kadar kaybetmeyi yönetmek de oyunculuk deneyiminin bir parçası.
Bir maçı kaybeden kişi “GGS” yazdığında aslında şunu kabul etmiş olur:
“Bu oyunda mücadele ettik. Sonuç istediğim gibi olmadı ama karşı taraf da oynadı.”
Bu küçük mesaj, özellikle yoğun rekabet içeren oyunlarda iletişimi yumuşatabilir.
Elbette herkes bunu aynı şekilde kullanmıyor. Bazen GGS tamamen otomatikleşmiş bir alışkanlığa dönüşebiliyor. Bazı oyuncular gerçekten samimi biçimde yazarken bazıları yalnızca maç bittiği için yazıyor.
Fakat genel kullanımında amaç, oyunun sonunda karşılaşmayı kapatmaktır.
Bu yüzden GGS'yi yalnızca “kazananın rakibe söylediği söz” olarak görmek eksik kalır. Kaybeden oyuncu da GGS diyebilir.
Hatta bazen en anlamlı GGS, kaybettikten sonra yazılandır.
Çünkü kazanırken iyi davranmak kolaydır.
Asıl mesele, 35 dakika uğraşıp son anda Nexus'u kaybettiğinizde klavyeye bakıp:
“GGS.”
yazabilmektir.
Tabii ardından sandalyeye bakıp “Senin de payın var.” demek serbest.
GGS ile GG EZ Aynı Şey Değil
Burada önemli bir ayrım var.
GGS çoğunlukla “Good Games” şeklinde, nispeten nötr veya olumlu bir kapanış ifadesidir.
GG EZ ise “Good Game, Easy” anlamında kullanılır ve bağlama göre rakibi küçümseyen veya kışkırtan bir ifade olabilir. Oyun kültüründe GG'nin kendisi olumlu bir sportmenlik ifadesiyken, bazı birleşimlerin alaycı tona kayabildiği belirtiliyor. TeknoDiot.com
Bu nedenle yeni oyuncular için küçük bir kural işe yarar:
GGS yazıyorsanız sorun yok.
Rakibin suratına sanal konfeti atıp “EZ” ekliyorsanız ortam biraz değişebilir.
Çünkü rekabet ile rakibi küçümsemek arasında bazen sadece iki harf vardır.
GGS Hangi Durumlarda Kullanılır?
Pratik olarak birkaç örnek verelim:
1. Maç bitti, oyun gerçekten güzeldi.
“GGS, son round çok iyiydi.”
Burada tamamen doğal.
2. Birden fazla maç oynadınız.
“Bugün üç maç attık, GGS arkadaşlar.”
Burada “Good Games” anlamı daha belirgin.
3. Takım olarak oynadınız.
“GGS team.”
Takım arkadaşlarına veya rakiplere yönelik genel bir kapanış.
4. Zorlu bir geri dönüş yaşandı.
“GGS, o comeback neydi öyle?”
Burada hem maçın kalitesi hem de yaşanan olay vurgulanıyor.
5. Alaycı kullanım.
“GGS
”
Burada anlamı belirlemek için önceki konuşmaya bakmak gerekir.
İşte bu nedenle sadece “GGS = Good Games” demek teknik olarak doğru olsa da iletişimin tamamını açıklamaya yetmez.
Bir Oyuncunun GGS Yazması Size Ne Anlatır?
Belki de en güzel soru bu.
GGS yazan oyuncu gerçekten saygılı mı?
Mutlaka değil.
Mutlu mu?
Bilmiyoruz.
Kazandığı için mi yazdı?
Olabilir.
Kaybettiği halde sportmenlik mi yaptı?
Olabilir.
Bir sonraki maça geçmek için sohbeti kapatıyor olabilir.
Yani üç harften insan karakteri analizi çıkarmaya çalışmak biraz fazla iddialı olur.
Oyuncunun bütün davranışlarına bakmak gerekir.
Maç boyunca takım arkadaşlarına yardım etti mi?
Rakibe hakaret etti mi?
Kaybedince oyundan çıkmadan önce GGS yazdı mı?
Kazandığında rakibi küçümsedi mi?
Bunlar daha anlamlı göstergelerdir.
Bir oyuncunun karakterini üç harften okumaya çalışmak, satrançta sadece piyonun rengine bakıp oyunun sonucunu tahmin etmeye benzer.
GGS'nin Oyun Kültüründeki Küçük Ama İlginç Rolü
Oyun terminolojisi sadece teknik kelimelerden oluşmuyor.
Bir oyuncu “ward”, “cooldown”, “DPS” veya “economy” dediğinde oyun mekaniğinden söz ediyor.
Ama “GGS” dediğinde aslında oyunun sosyal tarafına dokunuyor.
Bu açıdan bakıldığında GGS küçük bir internet kısaltmasından fazlası.
Çünkü çok farklı insanların aynı ortamda buluştuğu çevrim içi oyunlarda ortak bir iletişim dili gerekiyor.
İstanbul'dan biri, Seul'den biri, Berlin'den biri ve São Paulo'dan biri aynı takımda oynayabilir.
Dilleri farklı olabilir.
Kültürleri farklı olabilir.
Oyun tarzları farklı olabilir.
Ama maç bittiğinde:
“GGS”
yazmaları herkesin anlayabileceği ortak bir kapanış mesajı oluşturabilir.
İşte oyun jargonunun ilginç tarafı burada ortaya çıkıyor.
Kısacık bir ifade, koca bir topluluğun ortak diline dönüşebiliyor.
Sonuç: GGS Görürseniz Artık Panik Yok
Özetlemek gerekirse, oyunlarda GGS en yaygın biçimiyle “Good Games”, yani “iyi oyunlar / güzel oyunlardı” anlamına gelir. Genellikle maçın veya oyun oturumunun sonunda kullanılır ve rakibe ya da takım arkadaşlarına yönelik bir takdir, teşekkür veya kapanış mesajı olabilir. Wiktionary+1
GG daha çok “Good Game” yani “iyi oyun” anlamındayken, GGS çoğul biçimde “Good Games” olarak kullanılır. Ancak çevrim içi dilin doğası gereği kullanım şekli oyundan oyuna ve topluluktan topluluğa değişebilir.
Ve belki de GGS'nin en güzel tarafı şu:
Oyunu kazandığınızda yazabilirsiniz.
Kaybettiğinizde de yazabilirsiniz.
Son saniyede mucizevi bir comeback yaptığınızda yazabilirsiniz.
Takım arkadaşınız 40 dakika boyunca sizi delirtmiş olsa bile yazabilirsiniz.
Hatta üç saat boyunca aynı arkadaş grubuyla oynayıp sonunda herkesin artık gözleri monitöre değil, ruhuna baktığı noktada:
“GGS beyler.”
diyebilirsiniz.
Çünkü bazen oyun kazanmak değildir mesele.
Bazen mesele, 17 kez “son maç” deyip sonunda gerçekten bilgisayarı kapatabilmektir.
Peki sizce GGS gerçekten sportmenlik göstergesi mi, yoksa oyuncuların maç sonunda otomatik olarak yazdığı üç harften ibaret mi? Özellikle rekabetçi oyunlarda rakibin “GGS” demesi sizin için samimi bir jest mi, yoksa artık o kadar alışkanlık haline geldi ki hiçbir şey ifade etmiyor mu?
Takımın en empatik oyuncusu Mehmet olabilir. Herkes sinirlenirken:
“Çocuklar, iki dakika ara verelim. Sonuçta oyun oynuyoruz.”
diyebilir.
Bir başka oyuncu ise cinsiyet fark etmeksizin tek cümleyle bütün lobiyi özetler:
“Arkadaşlar ben yanlışlıkla duvarı vurdum.”
Ve takımın bütün stratejisi çöker.

Asıl ilginç olan, GGS'nin bu farklı oyuncuları aynı kapanış cümlesinde buluşturabilmesi.
GGS Yazmak Neden Sportmenlik Sayılabilir?
Rekabetçi oyunlarda kazanmak kadar kaybetmeyi yönetmek de oyunculuk deneyiminin bir parçası.
Bir maçı kaybeden kişi “GGS” yazdığında aslında şunu kabul etmiş olur:
“Bu oyunda mücadele ettik. Sonuç istediğim gibi olmadı ama karşı taraf da oynadı.”
Bu küçük mesaj, özellikle yoğun rekabet içeren oyunlarda iletişimi yumuşatabilir.
Elbette herkes bunu aynı şekilde kullanmıyor. Bazen GGS tamamen otomatikleşmiş bir alışkanlığa dönüşebiliyor. Bazı oyuncular gerçekten samimi biçimde yazarken bazıları yalnızca maç bittiği için yazıyor.
Fakat genel kullanımında amaç, oyunun sonunda karşılaşmayı kapatmaktır.
Bu yüzden GGS'yi yalnızca “kazananın rakibe söylediği söz” olarak görmek eksik kalır. Kaybeden oyuncu da GGS diyebilir.
Hatta bazen en anlamlı GGS, kaybettikten sonra yazılandır.
Çünkü kazanırken iyi davranmak kolaydır.
Asıl mesele, 35 dakika uğraşıp son anda Nexus'u kaybettiğinizde klavyeye bakıp:
“GGS.”
yazabilmektir.
Tabii ardından sandalyeye bakıp “Senin de payın var.” demek serbest.

GGS ile GG EZ Aynı Şey Değil
Burada önemli bir ayrım var.
GGS çoğunlukla “Good Games” şeklinde, nispeten nötr veya olumlu bir kapanış ifadesidir.
GG EZ ise “Good Game, Easy” anlamında kullanılır ve bağlama göre rakibi küçümseyen veya kışkırtan bir ifade olabilir. Oyun kültüründe GG'nin kendisi olumlu bir sportmenlik ifadesiyken, bazı birleşimlerin alaycı tona kayabildiği belirtiliyor. TeknoDiot.com
Bu nedenle yeni oyuncular için küçük bir kural işe yarar:
GGS yazıyorsanız sorun yok.
Rakibin suratına sanal konfeti atıp “EZ” ekliyorsanız ortam biraz değişebilir.
Çünkü rekabet ile rakibi küçümsemek arasında bazen sadece iki harf vardır.
GGS Hangi Durumlarda Kullanılır?
Pratik olarak birkaç örnek verelim:
1. Maç bitti, oyun gerçekten güzeldi.
“GGS, son round çok iyiydi.”
Burada tamamen doğal.
2. Birden fazla maç oynadınız.
“Bugün üç maç attık, GGS arkadaşlar.”
Burada “Good Games” anlamı daha belirgin.
3. Takım olarak oynadınız.
“GGS team.”
Takım arkadaşlarına veya rakiplere yönelik genel bir kapanış.
4. Zorlu bir geri dönüş yaşandı.
“GGS, o comeback neydi öyle?”
Burada hem maçın kalitesi hem de yaşanan olay vurgulanıyor.
5. Alaycı kullanım.
“GGS
”Burada anlamı belirlemek için önceki konuşmaya bakmak gerekir.
İşte bu nedenle sadece “GGS = Good Games” demek teknik olarak doğru olsa da iletişimin tamamını açıklamaya yetmez.
Bir Oyuncunun GGS Yazması Size Ne Anlatır?
Belki de en güzel soru bu.
GGS yazan oyuncu gerçekten saygılı mı?
Mutlaka değil.
Mutlu mu?
Bilmiyoruz.
Kazandığı için mi yazdı?
Olabilir.
Kaybettiği halde sportmenlik mi yaptı?
Olabilir.
Bir sonraki maça geçmek için sohbeti kapatıyor olabilir.
Yani üç harften insan karakteri analizi çıkarmaya çalışmak biraz fazla iddialı olur.
Oyuncunun bütün davranışlarına bakmak gerekir.
Maç boyunca takım arkadaşlarına yardım etti mi?
Rakibe hakaret etti mi?
Kaybedince oyundan çıkmadan önce GGS yazdı mı?
Kazandığında rakibi küçümsedi mi?
Bunlar daha anlamlı göstergelerdir.
Bir oyuncunun karakterini üç harften okumaya çalışmak, satrançta sadece piyonun rengine bakıp oyunun sonucunu tahmin etmeye benzer.
GGS'nin Oyun Kültüründeki Küçük Ama İlginç Rolü
Oyun terminolojisi sadece teknik kelimelerden oluşmuyor.
Bir oyuncu “ward”, “cooldown”, “DPS” veya “economy” dediğinde oyun mekaniğinden söz ediyor.
Ama “GGS” dediğinde aslında oyunun sosyal tarafına dokunuyor.
Bu açıdan bakıldığında GGS küçük bir internet kısaltmasından fazlası.
Çünkü çok farklı insanların aynı ortamda buluştuğu çevrim içi oyunlarda ortak bir iletişim dili gerekiyor.
İstanbul'dan biri, Seul'den biri, Berlin'den biri ve São Paulo'dan biri aynı takımda oynayabilir.
Dilleri farklı olabilir.
Kültürleri farklı olabilir.
Oyun tarzları farklı olabilir.
Ama maç bittiğinde:
“GGS”
yazmaları herkesin anlayabileceği ortak bir kapanış mesajı oluşturabilir.
İşte oyun jargonunun ilginç tarafı burada ortaya çıkıyor.
Kısacık bir ifade, koca bir topluluğun ortak diline dönüşebiliyor.
Sonuç: GGS Görürseniz Artık Panik Yok
Özetlemek gerekirse, oyunlarda GGS en yaygın biçimiyle “Good Games”, yani “iyi oyunlar / güzel oyunlardı” anlamına gelir. Genellikle maçın veya oyun oturumunun sonunda kullanılır ve rakibe ya da takım arkadaşlarına yönelik bir takdir, teşekkür veya kapanış mesajı olabilir. Wiktionary+1
GG daha çok “Good Game” yani “iyi oyun” anlamındayken, GGS çoğul biçimde “Good Games” olarak kullanılır. Ancak çevrim içi dilin doğası gereği kullanım şekli oyundan oyuna ve topluluktan topluluğa değişebilir.
Ve belki de GGS'nin en güzel tarafı şu:
Oyunu kazandığınızda yazabilirsiniz.
Kaybettiğinizde de yazabilirsiniz.
Son saniyede mucizevi bir comeback yaptığınızda yazabilirsiniz.
Takım arkadaşınız 40 dakika boyunca sizi delirtmiş olsa bile yazabilirsiniz.
Hatta üç saat boyunca aynı arkadaş grubuyla oynayıp sonunda herkesin artık gözleri monitöre değil, ruhuna baktığı noktada:
“GGS beyler.”
diyebilirsiniz.

Çünkü bazen oyun kazanmak değildir mesele.
Bazen mesele, 17 kez “son maç” deyip sonunda gerçekten bilgisayarı kapatabilmektir.
Peki sizce GGS gerçekten sportmenlik göstergesi mi, yoksa oyuncuların maç sonunda otomatik olarak yazdığı üç harften ibaret mi? Özellikle rekabetçi oyunlarda rakibin “GGS” demesi sizin için samimi bir jest mi, yoksa artık o kadar alışkanlık haline geldi ki hiçbir şey ifade etmiyor mu?