Elmanın İngilizcesi nasıl yazılıyor ?

Selen

New member
Yani bir İngiliz size “You are the apple of my eye” derse, ortada meyve tabağı aramanıza gerek yok.

Bu noktada İngilizcenin kelime kelime çevrildiğinde neden bazen komik hale geldiğini de görüyoruz.

Dilin güzelliği biraz da burada.

Newton'un Elması da İngilizce Öğrenmeye Yardımcı Olabilir

Elma kelimesinin akla getirdiği en ünlü hikâyelerden biri de Isaac Newton ve yerçekimi anlatısıdır.

İngilizce bir metinde şöyle bir cümleyle karşılaşabilirsiniz:

Newton saw an apple fall.

“Newton bir elmanın düştüğünü gördü.”

Cambridge Dictionary'nin “apple” örnekleri arasında da Newton ve düşen elma üzerinden kurulmuş bir örnek bulunuyor.

Burada tek bir cümleyle birkaç kelimeyi aynı anda öğrenebilirsiniz:

Newton

saw

an apple

fall

Dil öğrenmek açısından bu yöntem oldukça kullanışlıdır. Kelimeyi tek başına ezberlemek yerine bir hikâyenin içine koyarsanız, zihnin onu hatırlaması kolaylaşabilir.

Belki Newton'un başına gerçekten elma düştü, belki hikâyenin popüler anlatımı zaman içinde şekillendi; fakat İngilizce öğrenen kişi açısından ortaya güzel bir hafıza kancası çıkıyor:

Newton → gravity → apple

Bazen dil öğrenmek için akademik bir laboratuvara değil, mutfak masasındaki meyve tabağına bakmak yeterlidir.

Apple ile Karıştırılabilecek Küçük Noktalar

Yeni başlayanlar bazen “apple” kelimesini duyduğunda yazım konusunda tereddüt yaşayabilir.

Özellikle iki “p” konusu önemlidir.

Doğru:

apple

Yanlış:

aple

Ayrıca çoğul:

apples

Burada sonuna yalnızca s gelir.

Bir de “apple” ile “Apple” arasında bağlama göre fark vardır.

Küçük harfle yazılan apple, genel olarak meyveyi ifade eder.

Büyük harfle başlayan Apple ise cümlenin başında bulunabilir veya özel isim olarak teknoloji şirketini ifade edebilir.

Dolayısıyla İngilizcede büyük harfler bazen sandığımızdan daha fazla bilgi taşır.

Bir cümlede:

I ate an apple.

Meyve var.

Ama:

I bought an Apple.

Bağlama göre teknoloji şirketinin bir ürününden söz ediliyor olabilir.

Tek bir büyük harf, elmayı meyve tabağından teknoloji mağazasına taşıyabiliyor. İngilizcenin mizah anlayışı da burada devreye giriyor: Aynı kelime, büyük harf sayesinde bambaşka bir dünyaya kapı açabiliyor.

“Apple” Kelimesini Kalıcı Öğrenmenin Pratik Yolları

Bir kelimeyi yalnızca deftere yazmak çoğu zaman yeterli olmayabilir.

Daha etkili bir yöntem, kelimeyi farklı bağlamlarda kullanmaktır.

Örneğin bir gün boyunca şu mini egzersizi yapabilirsiniz:

apple

Sonra:

an apple

Ardından:

two apples

Sonra:

red apple

Sonra:

I like apples.

Daha sonra:

I eat an apple every day.

Böylece tek bir kelimeyi beş farklı yapıda görmüş olursunuz.

Bir başka yöntem de kendi hayatınızdan cümle kurmaktır.

Örneğin gerçekten her sabah elma yiyen biri:

I eat an apple every morning.

diyebilir.

Elma sevmeyen biri:

I don't like apples.

diyebilir.

Evde çocukları olan biri:

My children like apples.

diyebilir.

Burada önemli olan cümleyi kendinize göre kurmaktır.

Çünkü dil, yalnızca sözlükte yaşayan bir sistem değildir. İnsanların hayatında kullanıldığında anlam kazanan canlı bir araçtır.

Forumda Küçük Bir “Apple” Testi

Şimdi forumun klasik bölümüne geldik.

Bakmadan cevaplamayı deneyin:

“Elma” İngilizcede nasıl yazılır?

“Bir elma” nasıl denir?

“İki elma” nasıl denir?

“Kırmızı elma” nasıl denir?

“Her gün bir elma yerim” cümlesini İngilizce nasıl kurarsınız?

Cevaplar:

1. Apple

2. An apple

3. Two apples

4. A red apple

5. I eat an apple every day.

Ama asıl soru şu:

Siz bir kelimeyi ezberlerken onu tek başına mı öğreniyorsunuz, yoksa cümle içinde mi?

Bence bu konu forumda güzel bir tartışma çıkarabilir. Çünkü herkesin kelime öğrenme yöntemi aynı değil.

Kimisi kartlarla çalışıyor.

Kimisi kelime defteri tutuyor.

Kimisi telefon uygulamalarına güveniyor.

Kimisi yabancı dizi izlerken duyduğu kelimeleri not ediyor.

Kimisi de “Ben bunu konuşurken kullanırım, zaten aklımda kalır” diyerek doğrudan pratiğe dalıyor.

Son yöntem biraz cesaret istiyor ama bazen en eğlencelisi de o.

Sonuç: Bir Elmadan Daha Fazlası

“Apple” kelimesinin Türkçesi elma, yazılışı ise apple.

Bu kadar basit görünen bir kelime bile bize İngilizcede yazım, telaffuz, çoğul yapılar, artikel kullanımı, deyimler ve bağlam hakkında pek çok şey öğretebiliyor.

Merriam-Webster'a göre “apple” kelimesinin kökeni Orta İngilizcedeki appel ve Eski İngilizcedeki æppel biçimlerine kadar uzanıyor. Kelimenin bilinen en eski kullanımlarından biri de 12. yüzyıldan öncesine dayanıyor.

Yani bugün marketten aldığımız sıradan bir elmanın İngilizce karşılığı olan apple, aslında yüzyıllardır dilin içinde dolaşan oldukça eski bir kelime.

Belki de İngilizce öğrenirken buna farklı bakmak gerekiyor.

Her kelimeyi “ezberlemem gereken yeni bir bilgi” olarak görmek yerine, onu küçük bir keşif olarak düşünmek daha keyifli olabilir.

Bugün apple.

Yarın banana.

Sonra belki pineapple.

Derken bir bakmışız, meyve reyonunda İngilizce sınavına hazırlanıyoruz.

Ve belki de İngilizce öğrenmenin en güzel tarafı tam olarak budur:

Bazen koca bir dili öğrenmeye bir elmanın yazılışından başlarsınız.