Dünyanın yüzde kaçı kulağını oynatabiliyor ?

Efe

New member
Evrimsel tarihimiz hakkında doğrudan böyle bir davranışın fosil kaydı yok. Daha makul açıklama, memelilerdeki kulak hareket sisteminin evrimsel süreç boyunca korunmuş bazı anatomik ve nörolojik unsurlarının insanlarda daha sınırlı hale gelmiş olmasıdır.

Yani kulağımızı oynatabiliyor olmamız belki de geçmişimizden kalan küçük bir biyolojik pencere.

Kulağını Oynatmayı Sonradan Öğrenmek Mümkün mü?

İşte bu nokta, “Ben yapamıyorum, demek ki bende yok” diyenler için özellikle ilginç.

2019'da yayımlanan küçük bir fizibilite çalışmasında araştırmacılar insanların kulak çevresindeki kasları istemli biçimde kontrol etmeyi öğrenip öğrenemeyeceğini inceledi. Çalışmayı tamamlayan 10 kişinin 6'sı eğitim sürecinde fonksiyonel istemli kulak hareketi geliştirebildi. Ölçülen hareket miktarı yaklaşık 1–5 mm arasındaydı. PubMed

Bu elbette “Herkes birkaç egzersizle kulağını oynatabilir” anlamına gelmiyor.

Örneklem çok küçüktü ve katılımcıların tamamı başarılı olmadı. Ancak sonuç çok değerli bir noktaya işaret ediyor:

Beyin, normalde çok az kullandığı bir kas kontrolünü belli ölçüde öğrenebilir.

Bu durum nöroplastisite açısından da ilginç.

Başka bir ifadeyle, kulağını hareket ettirebilmek yalnızca doğuştan gelen bir yetenek olmayabilir; bazı kişilerde mevcut ama kullanılmayan motor bağlantılar eğitimle daha görünür hale gelebilir.

Kulağını Oynatamamak Bir Eksiklik mi?

Kesinlikle hayır.

Kulağı hareket ettirebilmek günlük yaşam açısından gerekli bir beceri değil. İşitme duyumuzun temel işlevleri için kulağı isteğimiz doğrultusunda hareket ettirmemiz gerekmiyor.

Bu nedenle bir insanın kulağını oynatamaması, motor beceriler açısından genel bir yetersizlik anlamına gelmez.

Hatta bunu göz hareketleriyle karşılaştırabiliriz.

Gözlerimizi belirli yönlerde hareket ettirebilmemiz görsel sistem için kritik. Kulak kaslarını istemli biçimde hareket ettirebilmek ise modern insan açısından neredeyse tamamen gereksiz hale gelmiş durumda.

Bence bu yüzden kulağını oynatabilen insanlara “özel yetenekli” demek eğlenceli olsa da biyolojik açıdan biraz yanıltıcı.

Daha doğru ifade şu olur:

Bazı insanların evrimsel olarak büyük ölçüde işlevini yitirmiş bir kas sisteminin istemli kontrolüne diğerlerinden daha fazla erişimi var.

Kültür ve Popüler Eğlence Neden Bu Özelliği İlginç Buluyor?

Kulağı oynatmak küçük bir şey olmasına rağmen insanlar bunu neden bu kadar eğlenceli buluyor?

Bence cevabı sosyal.

İnsanların çoğu yüz ifadelerini kontrol edebilir. Kaş kaldırmak, göz kırpmak, gülümsemek gibi hareketler sosyal iletişimin parçası.

Kulak hareketi ise günlük iletişimde neredeyse kullanılmadığı için beklenmedik görünüyor.

Birisi kaşını kaldırdığında bunu normal karşılarız.

Ama birisi konuşurken kulağını sağa sola oynatınca birkaç saniye boyunca hepimiz ona bakarız.

Çünkü beyin açısından bu alışılmadık bir görsel olaydır.

Bu özellik aynı zamanda internet çağında küçük bir “viral beceri” haline gelmeye çok uygun. Kısa videolarda, sosyal medyada veya arkadaş gruplarında “Ben bunu yapabiliyorum” şeklinde gösterilecek kadar basit, ama herkesin yapamayacağı kadar sıra dışı.

Ekonomik Bir Değeri Var mı?

Doğrudan ekonomik değeri neredeyse yok.

Kimse kulağını oynatabildiği için maaş almıyor. En azından bunun yaygın bir meslek avantajı olduğunu gösteren bilimsel bir veri yok.

Ama dolaylı olarak farklı bir ekonomik alanla bağlantısı var: eğlence sektörü ve dikkat ekonomisi.

İnsanların sıra dışı fiziksel becerileri sosyal medyada izlenme çekebiliyor. Kulak oynatma da bunun en masum örneklerinden biri.

Burada daha geniş bir mesele ortaya çıkıyor:

Günümüzde ekonomik değerin kendisi bazen yeteneğin faydasından değil, dikkat çekme kapasitesinden doğuyor.

Bir insanın kulağını oynatmasının biyolojik bir faydası olmayabilir. Fakat bunu milyonlarca kişinin izlediği bir videoda sergilemek, dijital ekonomide görünürlük yaratabilir.

Dolayısıyla birkaç milimetrelik kulak hareketi bile kültür, teknoloji ve ekonomiyle beklenmedik biçimde kesişebiliyor.

Gelecekte Kulağını Oynatabilmek Daha Önemli Hale Gelebilir mi?

Burada biraz spekülasyon yapmak mümkün.

Bugün kulak hareketi büyük ölçüde eğlenceli bir özellik. Ancak beyin-bilgisayar arayüzleri, biyogeribildirim sistemleri ve nöromotor rehabilitasyon geliştikçe küçük kas gruplarının istemli kontrolü daha fazla araştırılabilir.

2019'daki çalışma bunun küçük ama ilginç bir örneği. Araştırmacılar kulak çevresindeki kasları eğitim ve geri bildirim yoluyla kontrol etmeyi denediler. PubMed

Gelecekte amaç kulağı oynatmak olmayabilir.

Asıl amaç, çok küçük veya normalde yeterince kullanılamayan kas hareketlerini beyin ile cihaz arasında alternatif bir kontrol kanalı olarak değerlendirmek olabilir.

Örneğin bir gün yüz veya kulak çevresindeki çok küçük kas hareketleri, yardımcı teknolojilerde kullanıcı komutlarını algılamak için kullanılabilir.

Bu henüz günlük teknolojinin yerleşik bir parçası değil; fakat insan motor sisteminin “kullanılmayan” kapasitesinin araştırılması açısından ilginç bir alan.

Peki Gerçek Cevap: Dünyanın Yüzde Kaçı Kulağını Oynatabiliyor?

Elimizde dünya nüfusunu temsil eden kusursuz bir araştırma olmadığı için “Dünya nüfusunun tam olarak %X'i” demek bilimsel olarak doğru değil.

Fakat mevcut insan çalışmaları bize kabaca şu tabloyu veriyor:

- Bir araştırmada insanların yaklaşık %22'si en az bir kulağını hareket ettirebildi.

- Yaklaşık %18'i iki kulağını aynı anda hareket ettirebildi. PubMed

- Başka çalışmalarda çok daha düşük veya yüksek oranlar bildirilmiş olması, ölçüm yöntemlerinin ve örneklemlerin sonucu ciddi biçimde etkilediğini gösteriyor. ScienceDirect

- Küçük bir eğitim çalışması, bazı insanların başlangıçta yapamadıkları halde eğitimle belirli düzeyde istemli kulak hareketi geliştirebildiğini gösterdi. PubMed

Bu nedenle benim bilimsel açıdan en temkinli özetim:

İnsanların kabaca beşte biri bir dereceye kadar kulağını istemli hareket ettirebiliyor olabilir; ancak bunu “dünya nüfusunun kesin olarak %20'si” şeklinde okumamak gerekiyor.

Asıl ilginç olan da zaten yüzde değil.

Kulağını oynatabilmek bize insan vücudunun ne kadar tuhaf ve değişken olduğunu gösteriyor. Hepimiz aynı temel anatomiye sahibiz ama sinir sistemimizin kaslarla kurduğu bağlantıların kullanım biçimi kişiden kişiye değişebiliyor.

Belki de bu yüzden çocukken bir arkadaşımızın kulağını oynattığını görünce büyüleniyoruz. Çünkü birkaç milimetrelik o hareket, aslında bize insan bedeninin sandığımız kadar standart olmadığını hatırlatıyor.

Şimdi forumda gerçekten merak ettiğim birkaç soru var:

Siz iki kulağınızı da ayrı ayrı oynatabiliyor musunuz, yoksa sadece biri mi hareket ediyor?

Bunu doğuştan mı yapabiliyordunuz, yoksa sonradan mı öğrendiniz?

Ailenizde başka kulağını oynatabilen biri var mı?

Ve belki en ilginci: Kulağını oynatamayanların büyük çoğunluğunun, birkaç hafta eğitim verilse bile bunu öğrenememesi mi daha şaşırtıcı olurdu, yoksa aslında önemli bir bölümünün öğrenebileceğinin ortaya çıkması mı?

Bence bu küçük hareket, insan evrimi ve nöroplastisite hakkında düşündüğümüzden çok daha büyük bir sohbet başlatabilecek kadar ilginç.