Selen
New member
Abrosexual Nedir? Değişen Cinsel Yönelimi Anlamak
Abrosexual Nedir? “Ben Şimdi Neyim?” Sorusu Her Zaman Bir Kriz Değildir
Bir sabah uyanıyorsunuz, kahvenizi alıyorsunuz, telefonunuzu açıyorsunuz ve hayat gayet normal ilerliyor. Sonra bir arkadaşınızla sohbet sırasında “Abrosexual ne demek?” sorusunu görüyorsunuz. İnternette birkaç sayfa okuyorsunuz ve beyninizin içinde küçük bir memur beliriyor:
“Kimlik formunun 17. kutucuğunu doldurdunuz mu?”
Tam o sırada insanın aklına şu geliyor: “Ben kendimi anlamaya çalışırken neden sanki vergi beyannamesi dolduruyormuşum gibi hissediyorum?”
İşte abrosexual kavramı tam da bu noktada ilginçleşiyor. Çünkü burada mesele, kişinin “karar verememesi” değil; cinsel yöneliminin zaman içinde değişkenlik gösterebilmesi. Stonewall, “abro” kavramını zaman içinde değişen veya akışkan cinsel ve/veya romantik yönelimi tanımlamak için kullanıyor.
Kısacası, bazı insanlar için cinsel çekim sabit bir pusula gibi çalışırken bazı insanlar için pusulanın ibresi zaman zaman farklı yönleri gösterebilir.
Ve hayır, bunun anlamı “Bugün böyleyim, yarın fikrimi değiştiririm” kadar basit değildir.
Abrosexual Kelimesi Tam Olarak Ne Anlama Geliyor?
Abrosexual, cinsel yönelimin zaman içinde değişebildiğini ifade eden bir kimlik terimidir. Bir kişi belirli dönemlerde belirli bir cinsiyete yönelik çekim hissedebilir, başka bir dönemde farklı cinsiyetlere yönelik çekim yaşayabilir veya bazı dönemlerde çok az ya da hiç cinsel çekim hissetmeyebilir.
Örneğin bir kişinin deneyimi zaman içinde şöyle değişebilir:
Bir dönem yalnızca erkeklere çekim hissedebilir.
Başka bir dönemde kadınlara ve erkeklere yönelik çekim yaşayabilir.
Daha sonra cinsiyetten bağımsız biçimde insanlara çekim hissedebilir.
Bir başka dönemde ise cinsel çekimi ciddi ölçüde azalabilir veya ortadan kalkabilir.
Bu örneklerin hiçbiri “abrosexual insanların hepsi böyle yaşar” anlamına gelmez. Çünkü abrosexual deneyiminin kendisi kişiden kişiye değişebilir. Bazı kişilerde değişimler birkaç gün veya hafta içinde fark edilirken, bazılarında aylar ya da yıllar içinde ortaya çıkabilir. Healthline da abrosexual deneyiminin hem çekimin yönü hem de yoğunluğu bakımından farklı şekillerde yaşanabileceğini belirtiyor.
Yani burada bir “takvim uygulaması” yok. Pazartesi biseksüel, çarşamba eşcinsel, cuma asexual gibi çalışan resmi bir sistem bulunmuyor. İnsan deneyimi Excel tablosundan biraz daha karmaşık.
Peki Bu Sadece “Kararsızlık” Mı?
İnsanların abrosexual kavramıyla karşılaştığında yaptığı en yaygın hatalardan biri bunu kararsızlıkla açıklamak.
“Bugün birinden hoşlanıyorsun, yarın başkasından. E tamam, karar ver artık.”
Bu cümle kulağa pratik gelebilir ama kişinin yaşadığı deneyimi açıklamakta oldukça yetersiz kalabilir.
Çünkü kararsızlık ile değişkenlik aynı şey değildir.
Bir insan iki restoran arasında karar veremeyebilir. Bu kararsızlıktır.
Bir insanın zaman içerisinde yaşadığı cinsel çekimin niteliğinin değişmesi ise bambaşka bir deneyimdir.
Abrosexuality konusunda önemli noktalardan biri de kişinin sadece kullandığı etiketi değiştirmesi değil, yaşadığı çekimin gerçekten değişebildiğini hissetmesidir. Healthline, bunu yalnızca “fikrini değiştirmek” veya farklı bir etiket seçmekten ayırıyor.
Bu ayrım önemli.
Çünkü “Bugün kendimi biseksüel olarak tanımlıyorum” demek ile “Bugün gerçekten yaşadığım çekim deneyimi önceki döneme göre farklı” demek aynı şey değildir.
Abrosexual ile Biseksüellik Aynı Şey Mi?
Hayır, fakat birbirleriyle kesişebilirler.
Biseksüellik genel olarak birden fazla cinsiyete yönelik cinsel veya romantik çekimi ifade edebilir. Abrosexual ise esas olarak çekimin zaman içinde değişkenlik göstermesine odaklanır.
Örneğin bir biseksüel kişinin erkeklere ve kadınlara yönelik çekimi olabilir ve bu yönelim onun için uzun süre istikrarlı kalabilir.
Abrosexual bir kişi ise zaman içerisinde kendisini farklı yönelimlerle tanımlayabilir. Bir dönem heteroseksüel, başka bir dönem eşcinsel, başka bir dönem biseksüel veya aseksüel spektrumda hissedebilir.
Bu nedenle iki kavram birbirini otomatik olarak dışlamaz.
Üstelik bir kişinin hangi etiketi kullanacağı da tamamen kişisel bir konudur. Stonewall, LGBTQ+ terminolojisinin değişebildiğini ve insanların kendilerini farklı kelimelerle tanımlayabileceğini özellikle vurguluyor.
Burada güzel olan şey şu: Kimlik sözlüğünün sınavı yok.
“Bu kelimeyi seçtin, artık beş yıl boyunca aynı kalacaksın” diye mühür basan bir kimlik memuru bulunmuyor.
Aseksüellik ile Abrosexuality Arasındaki Fark Nedir?
Bu konu da sık karıştırılıyor.
Aseksüellik, genel olarak kişinin çok az veya hiç cinsel çekim yaşamamasıyla ilişkilidir. Abrosexuality ise çekimin zaman içinde değişmesiyle ilgilidir.
Ancak bu iki deneyim birbirine temas edebilir.
Örneğin bir abrosexual kişi bazı dönemlerde hiç cinsel çekim yaşamayabilir. Başka bir dönemde ise daha belirgin bir cinsel çekim hissedebilir.
University of Massachusetts'in LGBTQ+ sözlüğünde abrosexual/ace-flux kavramı, cinsel çekimin varlığı, yokluğu veya yoğunluğu bakımından zaman içinde dalgalanabilen deneyimlerle ilişkilendiriliyor.
Bu yüzden “Aseksüelsen artık hiçbir zaman çekim hissetmezsin” gibi katı bir varsayım doğru değildir.
Cinsel yönelim konusunda “herkes aynı şekilde deneyimler” düşüncesi zaten çoğu zaman işleri gereksiz yere zorlaştırır.
Romantik Çekim ile Cinsel Çekim Aynı Şey Değildir
Bence konunun en çok gözden kaçan taraflarından biri burası.
Bir kişiye romantik olarak ilgi duymak ile ona cinsel çekim hissetmek aynı deneyim değildir.
Bir kişi romantik ilişkiler isteyebilir ancak cinsel çekimi farklı biçimde yaşayabilir. Başka biri cinsel çekim hissederken romantik ilişki istemeyebilir.
Bu nedenle “Abrosexual olan kişinin ilişkileri de sürekli değişir” şeklinde otomatik bir sonuç çıkarmak doğru olmaz.
Stonewall, cinsel ve romantik yönelimi ayrı kavramlar olarak ele alıyor ve “abro” teriminin her ikisi için de kullanılabileceğini belirtiyor.
Dolayısıyla bir insanın cinsel yönelimindeki değişim, romantik bağlılığının da aynı hızda değişeceği anlamına gelmez.
İnsan kalbi bazen gerçekten karmaşık bir yazılım gibi çalışıyor. Üstelik kullanım kılavuzu kutudan çıkmıyor.
İlişkilerde Abrosexual Olmak Nasıl Bir Deneyim Olabilir?
Burada tek bir senaryo yok.
Bazı abrosexual kişiler uzun süreli ilişkilere sahip olabilir. Bazıları ilişki kurmak konusunda daha temkinli davranabilir. Bazıları ise ilişki biçimlerini zaman içinde yeniden değerlendirmeyi tercih edebilir.
Bir ilişkide önemli olan noktalardan biri iletişimdir.
Örneğin bir kişi partnerine “Benim yaşadığım çekim zaman içerisinde değişebiliyor” diyebilir. Bu açıklama, partnerin durumu kişisel bir reddedilme olarak yorumlamasını engelleyebilir.
Elbette bu her ilişkinin sorunsuz olacağı anlamına gelmez.
Bir partner “Bu değişimin bizim ilişkimiz açısından ne anlama geldiğini anlamak istiyorum” diyebilir. Diğer kişi ise “Ben de bunu anlamaya çalışıyorum” diyebilir.
İşte ilişki burada bir matematik probleminden çıkıp gerçek bir insan iletişimine dönüşür.
Erkekler ve Kadınlar Bu Konuya Nasıl Yaklaşabilir?
Burada özellikle bir noktaya dikkat etmek gerekiyor: Erkekler çözüm odaklıdır, kadınlar empatiktir gibi kesin genellemeler yapmak kolaydır ama gerçek hayat bundan çok daha çeşitli.
Aynı cinsiyetten insanların bile olaylara yaklaşımı birbirinden tamamen farklı olabilir.
Örneğin Ali isimli bir erkek, abrosexual olduğunu fark ettiğinde konuyu oldukça stratejik ele alabilir:
“Bunu ne zamandır yaşıyorum? Hangi dönemlerde değişiyor? İlişkilerimi nasıl etkiliyor?”
Notlar tutabilir, kavramları araştırabilir, forumları okuyabilir. Onun için bilgi toplamak rahatlatıcı olabilir.
Aynı şekilde Mehmet isimli başka bir erkek, “Bunun nedenini hemen bulmak zorunda değilim” diyerek çok daha sezgisel ve duygusal bir yaklaşım sergileyebilir.
Ayşe isimli bir kadın ise yaşadığı deneyimi önce duygusal açıdan anlamlandırmak isteyebilir:
“Bu değişim bana nasıl hissettiriyor? Partnerimle bunu nasıl konuşabilirim?”
Fakat başka bir kadın, tam tersine, meseleyi son derece analitik biçimde ele alabilir.
Dolayısıyla “erkekler çözüm üretir, kadınlar empati yapar” demek yerine daha doğru soru şudur:
İnsanlar belirsizlik karşısında hangi yöntemi kullanarak kendilerini daha güvende hissediyor?
Bazıları analiz eder.
Bazıları konuşur.
Bazıları yalnız kalıp düşünür.
Bazıları arkadaşlarına danışır.
Bazıları ise “Şimdilik bu konuda hiçbir şey yapmayacağım” deyip hayatına devam eder.
Ve hepsi insan deneyiminin farklı biçimleridir.
“Bende Bir Tuhaflık Mı Var?” Diye Düşünenler İçin
Cinsel çekimin zaman içinde değişmesi, tek başına kişinin “yanlış” olduğu anlamına gelmez.
Abrosexual kavramı zaten bu tür değişken deneyimleri tanımlamak için kullanılıyor. University of Southern Indiana'nın LGBTQIA+ terminoloji kaynağında da abrosexual/romantic, akışkan veya değişen yönelim deneyimi olarak açıklanıyor.
Burada önemli olan kişinin kendisine dürüst olması.
“Ben gerçekten ne hissediyorum?”
“Bu his zaman içinde değişiyor mu?”
“Romantik çekim ile cinsel çekimi birbirinden ayırabiliyor muyum?”
“Bir etikete ihtiyacım var mı?”
“Bu kelime beni rahatlatıyor mu, yoksa üzerimde baskı mı oluşturuyor?”
Bunlar çok daha anlamlı sorular.
Çünkü bir etiketi kullanmak zorunluluk değildir.
Kişi kendisini abrosexual olarak tanımlayabilir.
Bir süre sonra başka bir terimi daha uygun bulabilir.
Hiçbir etiket kullanmamayı da seçebilir.
Healthline da kişinin zaman içerisinde kullandığı tanımları değiştirmesinin mümkün olduğunu ve herhangi bir etiketi kullanmak zorunda olmadığını belirtiyor.
Abrosexual Olduğunu Anlamak İçin Test Var Mı?
İnternette “Hangi cinselliktesin?” diye başlayıp insanı on dakika sonra üç renkli bir pasta grafiğiyle baş başa bırakan pek çok test bulabilirsiniz.
Ama böyle bir test, kişinin yönelimini resmi olarak belirleyemez.
Çünkü cinsel yönelim yalnızca birkaç soruya verilen cevaplardan ibaret değildir.
Kişinin deneyimi, hisleri, zaman içindeki değişimleri ve kendisini nasıl tanımladığı önemlidir.
Bir test size düşünmek için bazı sorular sağlayabilir. Fakat “%73 abrosexual çıktınız, tebrikler” şeklinde bilimsel bir kimlik sertifikası veremez.
İnsan deneyimi bu kadar mekanik değil.
Abrosexual Bir Kişiye Nasıl Yaklaşılmalı?
Aslında cevap oldukça basit: Onu başka herhangi bir insan gibi dinleyerek.
“Emin misin?”
“Geçici bir şey olmasın?”
“Geçen ay başka söylüyordun.”
“Bence kafan karışmış.”
gibi ifadeler kişinin deneyimini küçümseyebilir.
Bunun yerine:
“Sen bunu nasıl deneyimliyorsun?”
“Bu konuda sana nasıl destek olabilirim?”
“Benden özellikle yapmamı veya yapmamamı istediğin bir şey var mı?”
gibi sorular çok daha yapıcı olabilir.
Healthline da abrosexual kişilere yaklaşırken onların deneyimini “kafa karışıklığı” veya “geçici bir dönem” olarak varsaymaktan kaçınmayı ve kişinin mahremiyetine saygı göstermeyi öneriyor.
Özellikle kişinin izni olmadan kimliğini başkalarına açıklamamak önemli.
Çünkü kişinin kendisi hakkında ne zaman, kime ve ne kadar bilgi paylaşacağı üzerinde söz sahibi olması gerekir.
Abrosexuality Neden Önemli Bir Kavram?
Çünkü dil, insanların kendi deneyimlerini anlamlandırmasına yardımcı olabilir.
Daha önce “Ben neden böyle hissediyorum?” diye düşünen bir insan, “Abrosexual” kelimesiyle karşılaştığında yaşadığı deneyimin başkaları tarafından da tanımlandığını görebilir.
Bu, herkesin mutlaka bir etiket seçmesi gerektiği anlamına gelmez.
Fakat doğru kelime bazen insanın kendisini daha az yalnız hissetmesini sağlayabilir.
Stonewall'un LGBTQ+ terminoloji yaklaşımında da dilin zaman içinde değişebileceği ve farklı insanların kendilerini farklı biçimlerde tanımlayabileceği vurgulanıyor.
Belki de asıl mesele “Ben hangi kategoriye giriyorum?” sorusundan çok, “Benim deneyimimi anlatan dil hangisi?” sorusudur.
Forumun En İlginç Sorusu: İnsan Değişince Etiketi de Değişmek Zorunda Mı?
Bence tartışmanın en güzel tarafı burada başlıyor.
Diyelim ki bir insan kendisini yıllarca belirli bir yönelimle tanımladı. Sonra deneyimi değişti.
Eski etiketi kullanmaya devam etmek zorunda mı?
Hayır.
Yeni bir etiket seçmek zorunda mı?
Yine hayır.
Peki değişimi açıklamak zorunda mı?
O da hayır.
Kimlik, insanın üzerinde taşıdığı bir üniforma olmak zorunda değil.
Bazen bir kelime yıllarca tam oturur.
Bazen birkaç ay sonra artık yeterli gelmez.
Bazen insan hiçbir kelimenin tam olarak kendisini anlatmadığını düşünür.
Bunların hepsi mümkün.
Abrosexual kavramının belki de en düşündürücü tarafı tam olarak burada: Bize cinsel yönelimin bazı insanlar için durağan bir nokta değil, zaman içerisinde değişebilen bir deneyim olabileceğini hatırlatıyor.
Ve belki de insanları anlamanın en iyi yolu, onları hemen bir kutuya yerleştirmek değil.
Biraz dinlemek.
Biraz merak etmek.
Biraz da “Bunu ben yaşasaydım nasıl hissederdim?” diye düşünmek.
Çünkü kimlik söz konusu olduğunda bazen en iyi strateji, bütün cevapları hemen bulmaya çalışmak değil; doğru soruyu sormayı öğrenmektir.
Hem zaten hayatın kullanım kılavuzu gerçekten olsaydı, ilk sayfada muhtemelen şu yazardı:
“Güncellemeler otomatik olarak yüklenir. Lütfen cihazı kapatmayın.”
Kaynak iddialarını daha temkinli ve tutarlı yazİlişki bölümünü somut senaryolarla derinleştir
Kaynak iddialarını daha temkinli ve tutarlı yaz
İlişki bölümünü somut senaryolarla derinleştir
Forum etkileşimi için kapanış soruları ekle
Abrosexual Nedir? “Ben Şimdi Neyim?” Sorusu Her Zaman Bir Kriz Değildir
Bir sabah uyanıyorsunuz, kahvenizi alıyorsunuz, telefonunuzu açıyorsunuz ve hayat gayet normal ilerliyor. Sonra bir arkadaşınızla sohbet sırasında “Abrosexual ne demek?” sorusunu görüyorsunuz. İnternette birkaç sayfa okuyorsunuz ve beyninizin içinde küçük bir memur beliriyor:
“Kimlik formunun 17. kutucuğunu doldurdunuz mu?”
Tam o sırada insanın aklına şu geliyor: “Ben kendimi anlamaya çalışırken neden sanki vergi beyannamesi dolduruyormuşum gibi hissediyorum?”
İşte abrosexual kavramı tam da bu noktada ilginçleşiyor. Çünkü burada mesele, kişinin “karar verememesi” değil; cinsel yöneliminin zaman içinde değişkenlik gösterebilmesi. Stonewall, “abro” kavramını zaman içinde değişen veya akışkan cinsel ve/veya romantik yönelimi tanımlamak için kullanıyor.
Kısacası, bazı insanlar için cinsel çekim sabit bir pusula gibi çalışırken bazı insanlar için pusulanın ibresi zaman zaman farklı yönleri gösterebilir.
Ve hayır, bunun anlamı “Bugün böyleyim, yarın fikrimi değiştiririm” kadar basit değildir.
Abrosexual Kelimesi Tam Olarak Ne Anlama Geliyor?
Abrosexual, cinsel yönelimin zaman içinde değişebildiğini ifade eden bir kimlik terimidir. Bir kişi belirli dönemlerde belirli bir cinsiyete yönelik çekim hissedebilir, başka bir dönemde farklı cinsiyetlere yönelik çekim yaşayabilir veya bazı dönemlerde çok az ya da hiç cinsel çekim hissetmeyebilir.
Örneğin bir kişinin deneyimi zaman içinde şöyle değişebilir:
Bir dönem yalnızca erkeklere çekim hissedebilir.
Başka bir dönemde kadınlara ve erkeklere yönelik çekim yaşayabilir.
Daha sonra cinsiyetten bağımsız biçimde insanlara çekim hissedebilir.
Bir başka dönemde ise cinsel çekimi ciddi ölçüde azalabilir veya ortadan kalkabilir.
Bu örneklerin hiçbiri “abrosexual insanların hepsi böyle yaşar” anlamına gelmez. Çünkü abrosexual deneyiminin kendisi kişiden kişiye değişebilir. Bazı kişilerde değişimler birkaç gün veya hafta içinde fark edilirken, bazılarında aylar ya da yıllar içinde ortaya çıkabilir. Healthline da abrosexual deneyiminin hem çekimin yönü hem de yoğunluğu bakımından farklı şekillerde yaşanabileceğini belirtiyor.
Yani burada bir “takvim uygulaması” yok. Pazartesi biseksüel, çarşamba eşcinsel, cuma asexual gibi çalışan resmi bir sistem bulunmuyor. İnsan deneyimi Excel tablosundan biraz daha karmaşık.
Peki Bu Sadece “Kararsızlık” Mı?
İnsanların abrosexual kavramıyla karşılaştığında yaptığı en yaygın hatalardan biri bunu kararsızlıkla açıklamak.
“Bugün birinden hoşlanıyorsun, yarın başkasından. E tamam, karar ver artık.”
Bu cümle kulağa pratik gelebilir ama kişinin yaşadığı deneyimi açıklamakta oldukça yetersiz kalabilir.
Çünkü kararsızlık ile değişkenlik aynı şey değildir.
Bir insan iki restoran arasında karar veremeyebilir. Bu kararsızlıktır.
Bir insanın zaman içerisinde yaşadığı cinsel çekimin niteliğinin değişmesi ise bambaşka bir deneyimdir.
Abrosexuality konusunda önemli noktalardan biri de kişinin sadece kullandığı etiketi değiştirmesi değil, yaşadığı çekimin gerçekten değişebildiğini hissetmesidir. Healthline, bunu yalnızca “fikrini değiştirmek” veya farklı bir etiket seçmekten ayırıyor.
Bu ayrım önemli.
Çünkü “Bugün kendimi biseksüel olarak tanımlıyorum” demek ile “Bugün gerçekten yaşadığım çekim deneyimi önceki döneme göre farklı” demek aynı şey değildir.
Abrosexual ile Biseksüellik Aynı Şey Mi?
Hayır, fakat birbirleriyle kesişebilirler.
Biseksüellik genel olarak birden fazla cinsiyete yönelik cinsel veya romantik çekimi ifade edebilir. Abrosexual ise esas olarak çekimin zaman içinde değişkenlik göstermesine odaklanır.
Örneğin bir biseksüel kişinin erkeklere ve kadınlara yönelik çekimi olabilir ve bu yönelim onun için uzun süre istikrarlı kalabilir.
Abrosexual bir kişi ise zaman içerisinde kendisini farklı yönelimlerle tanımlayabilir. Bir dönem heteroseksüel, başka bir dönem eşcinsel, başka bir dönem biseksüel veya aseksüel spektrumda hissedebilir.
Bu nedenle iki kavram birbirini otomatik olarak dışlamaz.
Üstelik bir kişinin hangi etiketi kullanacağı da tamamen kişisel bir konudur. Stonewall, LGBTQ+ terminolojisinin değişebildiğini ve insanların kendilerini farklı kelimelerle tanımlayabileceğini özellikle vurguluyor.
Burada güzel olan şey şu: Kimlik sözlüğünün sınavı yok.
“Bu kelimeyi seçtin, artık beş yıl boyunca aynı kalacaksın” diye mühür basan bir kimlik memuru bulunmuyor.
Aseksüellik ile Abrosexuality Arasındaki Fark Nedir?
Bu konu da sık karıştırılıyor.
Aseksüellik, genel olarak kişinin çok az veya hiç cinsel çekim yaşamamasıyla ilişkilidir. Abrosexuality ise çekimin zaman içinde değişmesiyle ilgilidir.
Ancak bu iki deneyim birbirine temas edebilir.
Örneğin bir abrosexual kişi bazı dönemlerde hiç cinsel çekim yaşamayabilir. Başka bir dönemde ise daha belirgin bir cinsel çekim hissedebilir.
University of Massachusetts'in LGBTQ+ sözlüğünde abrosexual/ace-flux kavramı, cinsel çekimin varlığı, yokluğu veya yoğunluğu bakımından zaman içinde dalgalanabilen deneyimlerle ilişkilendiriliyor.
Bu yüzden “Aseksüelsen artık hiçbir zaman çekim hissetmezsin” gibi katı bir varsayım doğru değildir.
Cinsel yönelim konusunda “herkes aynı şekilde deneyimler” düşüncesi zaten çoğu zaman işleri gereksiz yere zorlaştırır.
Romantik Çekim ile Cinsel Çekim Aynı Şey Değildir
Bence konunun en çok gözden kaçan taraflarından biri burası.
Bir kişiye romantik olarak ilgi duymak ile ona cinsel çekim hissetmek aynı deneyim değildir.
Bir kişi romantik ilişkiler isteyebilir ancak cinsel çekimi farklı biçimde yaşayabilir. Başka biri cinsel çekim hissederken romantik ilişki istemeyebilir.
Bu nedenle “Abrosexual olan kişinin ilişkileri de sürekli değişir” şeklinde otomatik bir sonuç çıkarmak doğru olmaz.
Stonewall, cinsel ve romantik yönelimi ayrı kavramlar olarak ele alıyor ve “abro” teriminin her ikisi için de kullanılabileceğini belirtiyor.
Dolayısıyla bir insanın cinsel yönelimindeki değişim, romantik bağlılığının da aynı hızda değişeceği anlamına gelmez.
İnsan kalbi bazen gerçekten karmaşık bir yazılım gibi çalışıyor. Üstelik kullanım kılavuzu kutudan çıkmıyor.
İlişkilerde Abrosexual Olmak Nasıl Bir Deneyim Olabilir?
Burada tek bir senaryo yok.
Bazı abrosexual kişiler uzun süreli ilişkilere sahip olabilir. Bazıları ilişki kurmak konusunda daha temkinli davranabilir. Bazıları ise ilişki biçimlerini zaman içinde yeniden değerlendirmeyi tercih edebilir.
Bir ilişkide önemli olan noktalardan biri iletişimdir.
Örneğin bir kişi partnerine “Benim yaşadığım çekim zaman içerisinde değişebiliyor” diyebilir. Bu açıklama, partnerin durumu kişisel bir reddedilme olarak yorumlamasını engelleyebilir.
Elbette bu her ilişkinin sorunsuz olacağı anlamına gelmez.
Bir partner “Bu değişimin bizim ilişkimiz açısından ne anlama geldiğini anlamak istiyorum” diyebilir. Diğer kişi ise “Ben de bunu anlamaya çalışıyorum” diyebilir.
İşte ilişki burada bir matematik probleminden çıkıp gerçek bir insan iletişimine dönüşür.
Erkekler ve Kadınlar Bu Konuya Nasıl Yaklaşabilir?
Burada özellikle bir noktaya dikkat etmek gerekiyor: Erkekler çözüm odaklıdır, kadınlar empatiktir gibi kesin genellemeler yapmak kolaydır ama gerçek hayat bundan çok daha çeşitli.
Aynı cinsiyetten insanların bile olaylara yaklaşımı birbirinden tamamen farklı olabilir.
Örneğin Ali isimli bir erkek, abrosexual olduğunu fark ettiğinde konuyu oldukça stratejik ele alabilir:
“Bunu ne zamandır yaşıyorum? Hangi dönemlerde değişiyor? İlişkilerimi nasıl etkiliyor?”
Notlar tutabilir, kavramları araştırabilir, forumları okuyabilir. Onun için bilgi toplamak rahatlatıcı olabilir.
Aynı şekilde Mehmet isimli başka bir erkek, “Bunun nedenini hemen bulmak zorunda değilim” diyerek çok daha sezgisel ve duygusal bir yaklaşım sergileyebilir.
Ayşe isimli bir kadın ise yaşadığı deneyimi önce duygusal açıdan anlamlandırmak isteyebilir:
“Bu değişim bana nasıl hissettiriyor? Partnerimle bunu nasıl konuşabilirim?”
Fakat başka bir kadın, tam tersine, meseleyi son derece analitik biçimde ele alabilir.
Dolayısıyla “erkekler çözüm üretir, kadınlar empati yapar” demek yerine daha doğru soru şudur:
İnsanlar belirsizlik karşısında hangi yöntemi kullanarak kendilerini daha güvende hissediyor?
Bazıları analiz eder.
Bazıları konuşur.
Bazıları yalnız kalıp düşünür.
Bazıları arkadaşlarına danışır.
Bazıları ise “Şimdilik bu konuda hiçbir şey yapmayacağım” deyip hayatına devam eder.
Ve hepsi insan deneyiminin farklı biçimleridir.
“Bende Bir Tuhaflık Mı Var?” Diye Düşünenler İçin
Cinsel çekimin zaman içinde değişmesi, tek başına kişinin “yanlış” olduğu anlamına gelmez.
Abrosexual kavramı zaten bu tür değişken deneyimleri tanımlamak için kullanılıyor. University of Southern Indiana'nın LGBTQIA+ terminoloji kaynağında da abrosexual/romantic, akışkan veya değişen yönelim deneyimi olarak açıklanıyor.
Burada önemli olan kişinin kendisine dürüst olması.
“Ben gerçekten ne hissediyorum?”
“Bu his zaman içinde değişiyor mu?”
“Romantik çekim ile cinsel çekimi birbirinden ayırabiliyor muyum?”
“Bir etikete ihtiyacım var mı?”
“Bu kelime beni rahatlatıyor mu, yoksa üzerimde baskı mı oluşturuyor?”
Bunlar çok daha anlamlı sorular.
Çünkü bir etiketi kullanmak zorunluluk değildir.
Kişi kendisini abrosexual olarak tanımlayabilir.
Bir süre sonra başka bir terimi daha uygun bulabilir.
Hiçbir etiket kullanmamayı da seçebilir.
Healthline da kişinin zaman içerisinde kullandığı tanımları değiştirmesinin mümkün olduğunu ve herhangi bir etiketi kullanmak zorunda olmadığını belirtiyor.
Abrosexual Olduğunu Anlamak İçin Test Var Mı?
İnternette “Hangi cinselliktesin?” diye başlayıp insanı on dakika sonra üç renkli bir pasta grafiğiyle baş başa bırakan pek çok test bulabilirsiniz.
Ama böyle bir test, kişinin yönelimini resmi olarak belirleyemez.
Çünkü cinsel yönelim yalnızca birkaç soruya verilen cevaplardan ibaret değildir.
Kişinin deneyimi, hisleri, zaman içindeki değişimleri ve kendisini nasıl tanımladığı önemlidir.
Bir test size düşünmek için bazı sorular sağlayabilir. Fakat “%73 abrosexual çıktınız, tebrikler” şeklinde bilimsel bir kimlik sertifikası veremez.
İnsan deneyimi bu kadar mekanik değil.
Abrosexual Bir Kişiye Nasıl Yaklaşılmalı?
Aslında cevap oldukça basit: Onu başka herhangi bir insan gibi dinleyerek.
“Emin misin?”
“Geçici bir şey olmasın?”
“Geçen ay başka söylüyordun.”
“Bence kafan karışmış.”
gibi ifadeler kişinin deneyimini küçümseyebilir.
Bunun yerine:
“Sen bunu nasıl deneyimliyorsun?”
“Bu konuda sana nasıl destek olabilirim?”
“Benden özellikle yapmamı veya yapmamamı istediğin bir şey var mı?”
gibi sorular çok daha yapıcı olabilir.
Healthline da abrosexual kişilere yaklaşırken onların deneyimini “kafa karışıklığı” veya “geçici bir dönem” olarak varsaymaktan kaçınmayı ve kişinin mahremiyetine saygı göstermeyi öneriyor.
Özellikle kişinin izni olmadan kimliğini başkalarına açıklamamak önemli.
Çünkü kişinin kendisi hakkında ne zaman, kime ve ne kadar bilgi paylaşacağı üzerinde söz sahibi olması gerekir.
Abrosexuality Neden Önemli Bir Kavram?
Çünkü dil, insanların kendi deneyimlerini anlamlandırmasına yardımcı olabilir.
Daha önce “Ben neden böyle hissediyorum?” diye düşünen bir insan, “Abrosexual” kelimesiyle karşılaştığında yaşadığı deneyimin başkaları tarafından da tanımlandığını görebilir.
Bu, herkesin mutlaka bir etiket seçmesi gerektiği anlamına gelmez.
Fakat doğru kelime bazen insanın kendisini daha az yalnız hissetmesini sağlayabilir.
Stonewall'un LGBTQ+ terminoloji yaklaşımında da dilin zaman içinde değişebileceği ve farklı insanların kendilerini farklı biçimlerde tanımlayabileceği vurgulanıyor.
Belki de asıl mesele “Ben hangi kategoriye giriyorum?” sorusundan çok, “Benim deneyimimi anlatan dil hangisi?” sorusudur.
Forumun En İlginç Sorusu: İnsan Değişince Etiketi de Değişmek Zorunda Mı?
Bence tartışmanın en güzel tarafı burada başlıyor.
Diyelim ki bir insan kendisini yıllarca belirli bir yönelimle tanımladı. Sonra deneyimi değişti.
Eski etiketi kullanmaya devam etmek zorunda mı?
Hayır.
Yeni bir etiket seçmek zorunda mı?
Yine hayır.
Peki değişimi açıklamak zorunda mı?
O da hayır.
Kimlik, insanın üzerinde taşıdığı bir üniforma olmak zorunda değil.
Bazen bir kelime yıllarca tam oturur.
Bazen birkaç ay sonra artık yeterli gelmez.
Bazen insan hiçbir kelimenin tam olarak kendisini anlatmadığını düşünür.
Bunların hepsi mümkün.
Abrosexual kavramının belki de en düşündürücü tarafı tam olarak burada: Bize cinsel yönelimin bazı insanlar için durağan bir nokta değil, zaman içerisinde değişebilen bir deneyim olabileceğini hatırlatıyor.
Ve belki de insanları anlamanın en iyi yolu, onları hemen bir kutuya yerleştirmek değil.
Biraz dinlemek.
Biraz merak etmek.
Biraz da “Bunu ben yaşasaydım nasıl hissederdim?” diye düşünmek.
Çünkü kimlik söz konusu olduğunda bazen en iyi strateji, bütün cevapları hemen bulmaya çalışmak değil; doğru soruyu sormayı öğrenmektir.
Hem zaten hayatın kullanım kılavuzu gerçekten olsaydı, ilk sayfada muhtemelen şu yazardı:
“Güncellemeler otomatik olarak yüklenir. Lütfen cihazı kapatmayın.”
Kaynak iddialarını daha temkinli ve tutarlı yazİlişki bölümünü somut senaryolarla derinleştir
Kaynak iddialarını daha temkinli ve tutarlı yaz
İlişki bölümünü somut senaryolarla derinleştir
Forum etkileşimi için kapanış soruları ekle