Küresel ekonomide değişim: Çin liderliğini mi kaybediyor?

Dünya ekonomisi değişiyor. 2000’den 2010’a kadar olan on yılda dünyadaki ekonomik büyümenin ana motoru Çinİhracattaki patlama ve iç emlak piyasası sayesinde. Bu on yıl boyunca, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’daki (GSYİH) yıllık ortalama artış %10,4 oldu ve nüfusu 94 milyon kişi arttı. Bununla birlikte, 2010’dan bu yana ekonomik büyümesi yavaşladı; GSYİH’nın 2024’te %4 artması beklenirken, nüfusu 2022’de azalmaya başladı ve 2025’e kadar daha fazla nüfus daralması öngörülüyor.

Küresel ekonomik büyüme motorunun liderliği değişiyor Hindistan doğuda zaten daha küçük ülkeler ve Güneydoğu Asya. 2022’de Hindistan’ın nüfusu Çin’i geçecek ve önümüzdeki iki yıl içinde 26 milyon daha artması bekleniyor. Hindistan’daki nüfus artışları Çin’deki kayıplardan çok daha ağır basıyor. Ayrıca veriler, Hindistan ve Vietnam ekonomilerinin 2024 ve 2025’te %5,8 ile %7,0 arasında büyüyeceğini, Çin’in ise %4 büyüyeceğini gösteriyor. Her şey, emtia talebinin artmasının itici güçleri olarak Hindistan ve Güneydoğu Asya’ya odaklanıyor.

Çin ithalatının gelişimi

2019-2021 yılları arasında Çin, çeşitli temel faktörlerden dolayı başta mısır olmak üzere tahıl ithalatında önemli bir artış yaşadı. Çin, 2020-2021 sezonunda mahsullerinde kalite sorunlarıyla karşı karşıya kaldı. olumsuz hava koşullarıTahılların olgunlaşması sırasında yaşanan tayfunlar ve aşırı yağışlar, iç talebi karşılamak için daha fazla tahıl ithal edilmesine yol açtı.

Diğer taraftan, Çin ve ABD ticaret anlaşması imzaladıOcak 2020’de ateşkes imzalandı ve büyük miktarlarda Amerikan tarım ürünü satın alma sözü verildi. Buna 2020 ve 2021 yıllarında önemli ölçüde artan mısır alımı da dahil.

Ayrıca, kaydedilen bir domuz popülasyonu artışı Çin’de hastalık salgınlarının ardından iyileşme için. Aynı zamanda yerel tahılların kalitesi de düştü ve hayvan yemi ithalatı ihtiyacı arttı.

Bir diğer önemli aktör ise cazip fiyatlar. Çin’de mısırın fiyatı ithal mısırın fiyatına göre ithalat açısından oldukça avantajlıydı. Ekonomi mantıklıydı, dolayısıyla Çin büyük miktarlarda mısırın yanı sıra arpa, sorgum ve buğday gibi diğer tahılları da satın aldı.

Ancak ithalatı artıran bu faktörler büyük ölçüde tersine döndü. Hava koşulları normale döndü, ABD ile yapılan ticaret anlaşması etkisini yitirdi ve ithal tahıl fiyatları daha pahalı hale geldi. Bu durum Çin’e tahıl ithalatı için fırsat penceresini önemli ölçüde daralttı.

Kısacası, 2019-2021’de tahıl ithalatının artmasına neden olan nedenlerin artık geçerliliğini yitirmesi, son zamanlarda Çin’de tahıl alımlarının azalmasına yol açtı.

Geçtiğimiz otuz yıl boyunca Çin, küresel üretim, tüketim ve enerji projeksiyonu yeteneklerinin etkisiyle benzeri görülmemiş bir ekonomik büyüme yaşadı. Fakat, Bu sürekli genişleme dönemi sona eriyor. Başkan Xi Jinping liderliğindeki Çin hükümeti, odağını ekonomik kalkınmaya öncelik vermekten ulusal güvenlik ve jeopolitik güce odaklamaya kaydırdı. Bu, Çin’in önceliklerinde ve uluslararası sahnedeki davranışlarında büyük bir değişime işaret ediyor.

Çin ekonomisi de bir sorunla karşı karşıya ihracat yavaşlamasıBu da ekonomik büyümeyi etkiliyor. Uzmanlar, bu yavaşlamanın sadece döngüsel olmadığını, aynı zamanda Avrupa ve ABD ile yaşanan ticari gerilimler nedeniyle küresel tedarik zincirlerinde yaşanan daha derin bir değişimi yansıttığına dikkat çekiyor. Bu, yabancı yatırımı ve Çin’in iç tüketimini tehdit ediyor.

Çin’in demografisi, yaşlanan nüfusu ve azalan iş gücüyle birlikte bir başka büyük zorluktur. Bu, Çin’in sosyal güvenlik sistemi üzerinde önemli bir baskı oluşturabilir ve ekonomik büyümeyi daha da engelleyebilir.

Çin onlarca yıldır ekonomik bir büyüme yaşıyor ancak bu istikrarlı büyüme dönemi sona eriyor. Çin hükümeti odağını ekonomiden ulusal güvenliğe ve jeopolitik güce kaydırdı. Çin ekonomisi emlak piyasasında sorunlar, ihracattaki yavaşlama ve demografik zorluklarla karşı karşıya. Çin artık güvenli bir büyüme pazarı olarak görülmediğinden, bunun hem yabancı şirketler hem de küresel ekonomik senaryo üzerinde etkileri var. Çin ekonomisi zengin olmayabilir ama Güçlü kalacak ve çabalarını teknoloji ve ulusal güvenliğe odaklayacak. Bu değişiklik, Çin’in küresel ekonomiye hakim olduğu bir dönemin sonuna işaret ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir